Sanday Racing Club

Bazı kelimeler vardır; kulağa hoş gelir ama asıl anlamlarını kalp duyar.
“Sanday” de öyle bir kelime.
Dışarıdan bakıldığında sadece bir yazı, belki de bir marka gibi durur.
Ama aslında içinde bir yolculuk saklıdır.

Benim soyadım San.
Ve “San Day” — benim için sadece bir günün değil, bir ömrün hikayesidir.
Hayat, bitmek bilmeyen bir yarış.
Ama bu yarış, başkalarıyla değil, insanın kendiyle olan mücadelesidir.
Arzularıyla, korkularıyla, geçmişiyle, inancıyla…
Ve her sabah yeniden başlar.
Yeni bir San Day.

Her düşüş, aslında kalkmanın davetidir.
Her yorgunluk, sabrın kapısını aralar.
Ve her yara, insanın içindeki dirilişi hatırlatır.
Ben de bu dirilişi kendi adımda, kendi tasarımımda yaşatmak istedim.

“Sanday Racing Club” bu yüzden sadece bir isim değil — bir hatırlatmadır.
Hayatın yarışında koşarken, yönünü kalbinle bulman gerektiğini hatırlatır.
Çünkü bu yarış pistinde bitiş çizgisi yoktur;
olan tek şey, her gün yeniden doğmaktır.

Görebilene mücadele, göremeyene alelade bir pazar günü.

Şimdi satın al

CARBOT

Tasarımda bir materyalin baş üstünde taşındığını görüyoruz. Materyalin hayalleri süslemesi ve ona ulaştığında edinilecek o mutluluk...
Ne ola ki bu mutluluk?
“Mutluluğu dışarıda arama, o senin özündedir.” diyen Mevlana,
sanki bugünün insanına söylemiş bu zamansız sözü. Olanla mutlu ol.
Olmayanla da hayrı gözet, yine mutlu ol.
Çünkü inanın; mezuniyet mutluluk getirmiyor,
ün de getirmiyor, para da getirmiyor.
Hepsinin sonunda önümüze yeni bir havuç koyuyorlar ki, eşek yürüsün...

Dışarıda aranan tatmin, hiçbir huzur getirmiyor.
Dönüp “Beni gerçekten ne mutlu ediyor?” diye sormaya hâlimiz yok artık;
çünkü Instagram’da kaydırıp yeni bir havuç edinmemiz gerekiyor.

Dönüp baktığımda, rahmetli dedemin kucağına oturtup gül koklatması kadar mutlu etmiyor beni ne Ferrari’si, ne Lambosu.
İmkan yoktu diye üç köfteyi beş ekmeğe pay eden babamın yaptığı o köfte ekmek kadar lezzetli değil hiçbir masa. Değeri neyde aradığımızı unuttuk. Korkarım bu çığ giderek büyüyecek. Çünkü artık kimse durup, neyi neden istediğini sorgulamıyor.

Demek istediğim şu:
O evi veya aracı alacaksın bir süre mutlu olacaksın. Ama sonra odağın elbet başka bir havuca kayacak.
Çünkü mutluluğu özünde(origin) aramadıktan sonra, hiçbir şey seni doyurmayacak.

Şimdi satın al